İçeriğe atla
2 Kasım 2026, Pazartesi
Sivas Aktüel
Sivas2 Kasım 2026Pazartesi
Sivas

Sivas’ta 21. Yüzyılın En Önemli Hitit Arşiv Keşfi Yapıldı

Sivas Kayalıpınar'da bulunan 131 Hititçe tablet, 21. yüzyılın en kapsamlı Hitit kraliyet arşivini oluşturuyor. Tabletler, salgınlar, bebek prenses ölümü ve generallerin yardım çağrıları gibi detayları gün yüzüne çıkarıyor.

Sivas'ta 21. Yüzyılın En Önemli Hitit Arşiv Keşfi Yapıldı

Sivas’ın Yıldızeli ilçesindeki Kayalıpınar Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Hitit Kralı II. Tudhaliya dönemine ait 131 adet çivi yazılı tablet ve tablet parçası bulundu. Bu keşifle birlikte, bölgede bulunan tablet sayısı 184’e ulaşarak 21. yüzyılın en kapsamlı Hititçe kraliyet arşivi niteliğini kazandı.

Yaklaşık 3 bin 400 yıllık olduğu belirlenen belgeler, Hitit Devleti’nin yönetim ve askerî faaliyetlerinin yanı sıra dönemin salgın hastalıkları, bir bebek prensesin ölümü ve kraliyet ailesinin yaşamına dair bilgiler içeriyor.

Kayalıpınar’daki Tabletler Anadolu Tarihine Işık Tutuyor

Kızılırmak Nehri kıyısında yer alan ve Hitit Devleti’nin önemli yönetim merkezlerinden biri olarak kabul edilen Kayalıpınar (Samuha) Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde Koç Üniversitesi tarafından sürdürülen kazı çalışmaları, Anadolu tarihini aydınlatacak önemli bulgular ortaya çıkardı. Çivi yazılı tabletler, Hititlerin siyasi, askerî, dinî ve sosyal yaşamına dair kritik bilgiler sunuyor.

Dönemin devlet yönetiminden diplomatik ilişkilere, askerî operasyonlardan inanç sistemlerine ve günlük yaşama kadar geniş bir yelpazede bilgi sağlayan bu tarihî belgeler, Hitit medeniyetinin daha iyi anlaşılmasına ve Anadolu’nun köklü tarihinin gün yüzüne çıkarılmasına katkıda bulunuyor. Bu buluntular, 1906’da Hattuşa’da keşfedilen tabletlerden sonraki en önemli Hitit arşivi keşfi olarak değerlendiriliyor.

Binlerce Yıl Önceki Salgın ve Bebek Prensese Dair Kayıtlar

Kazılarda ele geçirilen Hititçe ve Hurrice belgeler, yaklaşık 3 bin 400 yıl önce yaşanan olaylara da ışık tutuyor. Belgeler arasında, şehirler arasında yayılan ve özellikle çocukları etkileyen yüksek ateşli bir salgın hastalığa dair kayıtlar bulunuyor. Bu kayıtlarda, salgın sırasında hastalanan bir bebek prensesin sağlık durumunun takip edildiği ve daha sonra hayatını kaybettiği, cenaze töreninin ise belgelere geçirildiği anlaşılıyor.

Kraliyet ailesinin yaşadığı bu olayın binlerce yıl sonra gün yüzüne çıkması, tabletlerin sadece siyasi ve askerî tarih açısından değil, dönemin toplumsal yaşamını anlamak açısından da önem taşıdığını gösteriyor.

Generallerden Krala Yardım Çağrısı

Kazılarda ayrıca, Hitit Devleti’nin askerî teşkilatı ve haberleşme sistemine dair önemli bir mektup da bulundu. Batı Anadolu’da görev yapan Hitit generallerinin, karşılaştıkları düşman tehdidi karşısında kraldan asker, at ve savaş arabası desteği talep ettikleri mektupta, yardımın ulaşmaması durumunda ordunun yok olabileceği uyarısında bulunulduğu görülüyor. Bu mektup, Hitit Devleti’nin askerî faaliyetleri, merkezî yönetimi ile ordusu arasındaki iletişim ve dönemin savaş koşulları hakkında önemli bilgiler sunuyor.

Kayalıpınar’da Farklı Medeniyetlerin İzleri

Yaklaşık 3 bin 800 yıllık bir geçmişe sahip Kayalıpınar Antik Kenti’nde 2005 yılından bu yana devam eden kazılarda, Hitit krallarına, prens ve prenseslerine ait mühür baskıları, çivi yazılı tabletler, mezarlar ve farklı medeniyetlere ait mimari kalıntılar ortaya çıkarıldı. Hitit Devleti’nin önemli merkezlerinden biri olan Samuha’nın, kraliyet ailesinin varlığı ve devlet işlerinin yürütülmesi nedeniyle dönemin yönetim sisteminde kilit bir rol üstlendiği belirtiliyor.

Vali Şimşek: “21. Yüzyılın En Önemli Arkeolojik Keşiflerinden Biri”

Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Kayalıpınar Antik Kenti’ndeki kazılarda ulaşılan bulguları değerlendirerek, bu keşfin 21. yüzyılın en önemli arkeolojik buluşlarından biri olduğunu belirtti. Vali Şimşek, gün yüzüne çıkarılan tabletlerin Hititlerin devlet yönetimi, askerî faaliyetleri, inanç dünyası ve günlük yaşamlarına dair önemli bilgiler sunduğunu vurguladı. Sivas Valiliği olarak, bu tarihî mirasın korunması ve turizme kazandırılması için desteklerinin süreceğini ifade eden Vali Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanlığına, Koç Üniversitesine, Kazı Başkanı Doç. Dr. Çiğdem Maner ve ekibine, Prof. Dr. Daniel Schwemer’e ve emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Gündemde

  1. Bakan Kurum: COP31 İçin Hep Birlikte Sahadayız
  2. Bakan Kurum: Sıfır Atık’tan COP31’e Türkiye’nin İklim Diplomasisi
  3. TÜBA Genç Akademi Üyesi Doç. Dr. Fatih Kar’a TÜSEB Teşvik Ödülü
  4. YEKA RES-2026 Yarışmalarında 1.500 Megavatlık Kapasite 7 Şirkete Tahsis Edildi