TİKA Başkanı Eren: Türk Dünyasında Kalkınma İşbirliği Vizyonunu Anlattı
TİKA Başkanı Abdullah Eren, Türk dünyasında kalkınma işbirliği vizyonunu, proje alanlarını ve bölgedeki kapasite gelişimini anlattı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Türk Dünyası Diyalog Forumu’nda “Ortak Tarihten Ortak Geleceğe: Türk Dünyasında TİKA’nın Kalkınma Vizyonu” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Eren, Türk devletlerinin bağımsızlıklarının ardından siyasi istikrar, ekonomik dayanıklılık ve kurumsal gelişim alanlarında önemli mesafe kaydettiğini belirtti.
Ekonomik gelişim verileri
Eren, Azerbaycan ve Kazakistan’da kişi başına düşen milli gelirin 1993’ten bugüne önemli ölçüde arttığını, Kırgızistan ve Özbekistan’da da benzer bir yükselişin yaşandığını aktardı. Bu tablonun, ülkelerin kalkınma sürecindeki ilerlemesini ortaya koyduğunu ifade etti.
TİKA’nın faaliyet alanı
Eren, kurumun 1992’de Türk dünyasıyla ilişkileri geliştirmek amacıyla kurulduğunu hatırlatarak, ilk yıllarda altyapı ve temel kalkınma ihtiyaçlarına odaklanıldığını söyledi. Bugün TİKA’nın 53 ülkede 57 ofisle faaliyet gösterdiği, Afrika, Asya-Pasifik ve Latin Amerika’da da projeler yürüttüğü bildirildi.
Türk devletleriyle “kalkınma iş birliği” anlayışı benimsendi. Eren, bu ülkelerin kendi kalkınma kurumlarına sahip olduğunu belirterek “kalkınma yardımı” yerine “kalkınma işbirliği” kavramının kullanıldığını ifade etti. Projelerin yalnızca okul, hastane ve altyapı gibi fiziki yatırımlarla sınırlı kalmadığını, kamu kapasitesinin geliştirilmesi ve teknik bilgi paylaşımının da önemli bir yer tuttuğunu kaydetti.
Proje sayıları ve öncelikli alanlar
Eren’in aktardığına göre TİKA, Türk dünyasında idari ve sivil kapasite alanında 100’ün üzerinde, eğitimde yaklaşık 1300, kültürel mirasın korunması ve restorasyonda 1000’in üzerinde, sağlıkta 700, tarım ve hayvancılıkta yaklaşık 400 proje gerçekleştirdi. İnsani yardım alanında ise 3 binden fazla projeye imza atıldı. Kazakistan’da üniversitelerde Türkçe eğitiminin geliştirilmesi, Kırgızistan’da ise gençlerin mesleki eğitim yoluyla istihdama katılımının desteklenmesi öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Toplumsal dayanışma vurgusu
Eren, iş birliğinin yalnızca ekonomik göstergelerle değerlendirilemeyeceğini belirterek toplumsal bağların önemine dikkat çekti. Ona göre ortak tarih, ortak hafıza ve son dönemde yaşanan Karabağ’ın azat edilmesi, Türk dünyasını birbirine bağlayan temel unsurlar arasında yer alıyor. Eren ayrıca Türkiye’nin kalkınma tecrübesinin paylaşılmasının, genç nüfus ve enerji koridorlarıyla birlikte bölgenin potansiyelini daha etkin değerlendirmeye imkan tanıyacağını ifade etti.
Proje sahibi kurumların kapasitesi
Eren, projelerin tamamlanmasının ardından yönetimin ilgili ülkelere bırakıldığını ve bu süreçte muhatap kurumların kapasitelerinin geliştiğini söyledi. Doğal afet ve kriz dönemlerinde de TİKA’nın Türk devletlerinin yanında olduğunu belirtti. Eren, Türkiye’nin İslam ve Türk dünyası içinde kendine özgü bir konumu bulunduğunu ve bölgeleri detaylı biçimde tanıyacak nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.







